Archive for the ‘haberin olsun’ Category

Bursalı Anneler‘in burslu öğrenciler yararına düzenlediği yılbaşı partisi harika geçti.
Kapkara Camdan Kelebek bugün ilk kez böyle bir etkinliğe katıldı ve artık sonda olmaz sanırım. 
Çünkü insanlarla birebir tasarımlarım hakkında konuşmak, 
onların beğenilerini duymak beni inanılmaz mutlu etti. 
Partiden eve gelirken çok yorgun ama çok mutluydum. 
Hala da öyleyim:) 

Şimdi partide Kapkara Camdan Kelebek masasında neler vardı onları anlatyım sizlere.
Fermuar ve fiyonk kolyelerimi sergilemek amacıyla boyunluklar almıştım. Kolyeleri onlarda sergiledim. Çok şık ve kullanışlı oldu bu şekilde. Masada bol bol farklı çeşitte fermuar broş vardı. Onların bazılarını daha göşterişli taşlı broşlarla süsledim. Fakat maalesef onların fotoğraflarını çekmeyi unuttuğum için sizinle paylaşamıyorum. Artık yeni sahiplerinin yakalarındalar.  

 DOLLY DU’lar ve baykuş broşlarım tabii ki masadaki en güzel yerileri aldılar. Hatta en arkadaki DOLLY DU broş siparişti. Fakat bittiğine dair 4 mail – ayrıntılı fotoğraflara rağmen ilgili kişiden bir hafta cevap alamayınca o da yeni sahibini buldu. Sanırım beğenmedi ve kibarlığından ben bunu beğenmedim diyemedi. Neyse, vintage tarzda inci, dantel ve çiçekli kumaşlar kullanarak  yaptığım broşlar vardı. Küpeleri İkea çerçevenin içine puantiye tül gererek sergiledim. Çok şık ve kullanışlı oldu. Bu fikri LaVienEnRose ‘un takı düzenleyicilerle ilgili yazdığı yazıdan ilham alarak yaptım. O çerçevelerinde tamamını çekmeyi unutmuşum ama bugünlerde o çerçeveleri sizinle daha ayrıntılı olarak paylaşırım.

Bir de geçen yıl yo-yo lu hayvanımsı broşlar yapmıştım belki hatırlarsınız.
Parti çocuk ve anneler için 
olduğundan çocukları da unutmayıp aynı broşlardan yaptım.
Kırmızı- beyaz puantiyeli kadifeden yo-yolar üzerinde sevimli hayvanlar vardı.
Küçük hanımlar bunlara bayıldı:) 
 Komşum Cakes & Cookies’in Masası

 Yan komşum Cakes & Cookies’in masası tamamen yılbaşı temalıydı. Kurabilerin her biri sanki kurabiye değilde biblo gibiydi. İşçilik ve sunum kesinlikle harikaydı. Hayran kaldım …
Bir de Akşam Menüsü adlı blogları var. Akşam menüsünde farklı ülkelerde yaşayan iki kardeşin harika pasta ve kurabiyelerini görebilirsiniz ve sipariş verebilirsiniz.
Cakes & Cookies BLOG:Aksam Menüsü

Cakes & Cookies’in yılbaşı temalı harika masasından bir kare daha.
İşte parti böyle geçti. Başta da dediğim gibi çok yorgunum ama çok da mutluyum. Yaptıklarının takdir görmesi, kullanılmaya değer bulunulması gerçekten insana kendini iyi hissettiriyor ve motive ediyor. 
 Tüm el emeği ürünler yapıp tasarlayan arkadaşlarımın bu duyguyu defalarca yaşaması dileğiyle…
SEVGİLER

Bu arada daha şimdi farkediyorum partide saçım yandan topuzdu ve kendi yaptığım fiyonk şeklinde puantiyeli bir taç kullanmıştım. İlk fotoğraftaki görüntüm benim siluet şeklindeki blog profil fotoğrafıma ne kadar benzemiş:)
Güzel bir tesadüf olmuş:)

Tasımı, tarağımı, tacımı, kolyelerimi,broşlarımı topladım.
Birazdan Bursalı Anneler’le Anne-Çocuk Yılbaşı Partisi için yola çıkıyorum.
Bu parti benim için çok önemli. Çünkü tasarımlarımı ilk kez birebir insanlarla paylaşacağım,
onların yorumlarını birebir duyacağım:) Blog ya da pasaj’dan çok farklı olacak.
Fotoğrafları dönüşte paylaşırım.
Herkese Sevgiler ve Mutlu Yıllar dilerim:)
Afiş Tasarım:Murat Ertürk
ULUDAĞ ÜNİVERSİTESİ RESİM-İŞ EĞİTİMİ 6. Geleneksel Mezunlar Sergisi, 14 Aralık 2010 saat 18.00’da Bursa Devlet Güzel Sanatlar Galerisi’nde açılıyor. 
Evet ,açılıyor da… Ben bu sene de geçen seneler olduğu gibi hiç bir iş ortaya koyamadım.
Anca taç, broş, kolye, süs püs yaptım. Bu durumdan dolayı kendimi esefle kınıyor; gelecek seneye kadar ortaya hiç olmazsa bir iş çıkarıp işte bunu da ben yaptım demek istiyorum.  
Bu  yazı da bana kapak olsun.
Sergi açılışına giderken tasarımlarımdan birini takayım da bari hiç bir şey beceremiyor, yeteneksiz demesinler.


Yeni yıla gireken herkes süslensin püslensin, taksın takıştırsın tabii bir de yeni yılda kutular boşalıp yeni tasarımlara yer açılsın diye  Kapkara Camdan Kelebek Pasaj‘da yılbaşına özel bir indirim yaptım.
Sanırım indirimi biraz da abarttım ama yeni yılda yeni tasarımlara da yer açmak lazım değil mi? Yaptıklarımın bir kısmını yakın arkadaşlarıma ve akrabalarıma hediye etsemde, bazılarındaki emeğime hiç kıyamasamda, hobi odamdaki kutular doldu, doldu taştı. Artık onlardan ayrılma vakti geldi galiba. Ayrıca yaptıklarımı keyifle ve beğenerek kullanan birilerinin varlığı beni çok mutlu ediyor. Yaptığım bir broşu, kolyeyi birinin üzerinde gördüğümde gözlerim daha farklı parlıyor.
Fakat hala DOLLY DU’larıma kıyamadım onlar hala aynı fiyatlarıyla duruyorlar:)

FERMUAR KOLYELER: 35TL.’den——————–25TL.
TAÇLAR: 25TL.-20TL.’den—————————–15TL-12TL.
BROŞLAR: 22TL.-18TL.’den—————————15TL-12TL.
CAMEO KOLYELER: 22TL.’den———————-15TL.
TAŞ VE İNCİ İŞLEMELİ FİYONKLAR: 25TL’den—20TL’ ye indi.

Ürünlere pasaj vasıtasıyla sahip olamayı tercih etmiyorsanız gmailimden bana ulaşabilirsiniz.
Bir çoğu tek ve bir daha aynısından yapmayacağım ya da yapamayacağım ürünler.Haberiniz olsun:)

CUTE MONSTERS

Posted: September 23, 2010 in beğendiklerim, haberin olsun

Haberiniz olsun, burada çok cici bir şeyler var.
Hayatımda gördüğüm en sevimli canavarlar .
Cümleye bak… Sanki sık sık canavar görüyormuşum da bunlar gördüklerim arasında en sevimlileriymiş gibi. Neyse işte baya sevimliler ama değil mi?

Haberiniz olsun, madamepommcustomorder‘de düğün pastalarının üzerini süslemek amacıyla el yapımı sanat eseri kıvamında seramik biblolar yapılıyor.Evlenecek çiftlere farklı ve göz kamaştırıcı bir fikir olabilir.
Düğünden sonrada evinizin en güzel köşesinde hatıra olarak saklanabilir.
Klasik gelin – damat figürlerinden sıkılmadınız mı hala?
Etsy’deki dükkanı:goodydevi




ŞİRİN ŞEYLER

Posted: August 14, 2010 in beğendiklerim, haberin olsun

Haberiniz olsun bu blogda çok cici işler yapılıyor.
Özellikle kedi severlerin çok hoşuna gidecek şirinlik ötesi işler var.


TATİLDEYİM

Posted: August 14, 2010 in haberin olsun, havadan sudan
Tatile çıkıyorum sonunda. Ayağımdan dolayı geçen haftaya kadar tedavim sürüyordu. Artık tamamen iyileştim ve güzel bir tatili hakettim. Aslında doktorumda kumda yürümem, yüzmem ve güneşlenmem gerektiğini söyledi. Ne kafa dengi bir doktor değil mi?:) Bu tatil maalesef Ramazan Ayı’na denk geldi. Yine de olsun, geçen sene de tatil yapmamış biri olarak bu bana harika gelecek.
15 gün boyunca bloga ara sıra uğrayacağım. Aslında bana belli olmaz. Sık sık da uğrayabilirim.
Belki Gökçeada’dan manzaralar, keyifli anlar bile fotoğraflayıp koyabilirim. Dediğim gibi keyfim nasıl isterse anlık karar vereceğim buna.
Şimdilik hepiniz hoşçakalın, sevgiler…
Benim kumda yürümem, yüzmem ve güneşlenmem gerek:)
Ha bir de Madam’ın Dibek Kahvesinden hüpletmem gerek.

Birazdan yola çıkıyoruz:)

Şunun şirinliğine bakar mısınız?
Eğer yapım aşamalarını merak ediyorsanız buraya buyrun.
Başka örneklerde görmek isterseniz Little Pink House tık tık.
BLOG:check out girl crafts

PuCCa‘yı uzun zamandır takip ediyorum. Hatta kendisi 300. izlecim oldu tesadüfen ve beni çok sevindirdi. O zamanlar kendisine ve Erik’e romantik bir hediye de yollamıştım. Hiç ayrılmasınlar kalpleri hep beraber olsun diye ama işe yaramadı. Ayrıldılar:/
PuCCa, haziran ayının başında “Küçük Aptalın Büyük Dünyası” adlı ilk kitabını çıkardı. Ayağım iyileşir iyileşmez, koştura koştura sanki tükenip de bana kalmayacakmış gibi almaya zor yetiştirdim:) Onu takip edenler aslında kitapta yazılanlara çok yabancı değiller. Fakat yine de bu kitabı okumanızı tavsiye ediyorum. Kitabı elinize aldığınızda bitirinceye kadar bırakamıyorsunuz. Pucca öyle tanıdık öyle sen, ben gibi ki. Zaten o yüzden de kendini “aynı b*”kun lacivertiyim.” diye tanımlıyor. Çocukluğuna dair geçen günler beni gerçekten üzdü ve etkiledi. Günlüğü okurken çoğu yerde sesli bir şekilde güldüm ama ağlanacak da çok yer vardı. Kendimi tuttum, ağlamadım. Bence onu gerçekten tanımak isteyenler, şiirlerini yazdığı puccaysam günahım ne ismindeki blogunu da takip etmeliler. Şiir okumayı çok sevmem hatta çoğu zaman anlamam bile. Çok hisli, romantik biri değilimdir. Fakat PuCCa başka. Okuyunca anlayacaksınız.
Bu arada PuCCa, pazar günleri Milliyet Gazetesi Cadde ekinde de yazmaya başlamış.

Şimdi de D&R’dan aldığım diğer kitaptan biraz sözedeyim. Bu kitap NTV yayınlarının “Başvuru Kitapları” arasında yer alıyor. Eğer sizde benim gibi mitoloji ve sanat tarihine meraklıysanız bence kütüphanenizde bulunması gereken bir kitap. Bu kitapta Eski Mısır tanrılarından Hindista’nın Veda tanrılarına, Maya, İnka ve Aztek efsanelerinden Aborijinlerin Düş Zamanı’na, Babil, Sümer ve Asur destanlarından Yunan ve Roma efsanelerine kadar binyıllardır tüm dünya toplumlarını şekillendiren mitler ve yaratılış hikayeleri yer alıyor.

Bu arada koltuk değneklerini attım. Piti piti yürüyorum:)))